30 Temmuzda gittiğimiz kontrolde, daha öncekilerde olduğu gibi, " gelişmelerin iyi olduğu, herşeyin normal gittiği" mesajını duyacağımızı; elimizde, bebeklerimizin "ultrason" görüntüleri ile mutlu, mutlu evimize döneceğimizi düşünürken; doktorumuzun yüzü, ilk ultrason görüntüleriyle birlikte buruştu, değişti ve hemen-acil olarak- hastahaneye yatmam gerektiğini söyledi. Rahim yetersizliği teşhisi sonucu, 2 gün antibiyotik tedavisinden sonra, "serklaj" ameliyatı olacaktım. Rahim ağzında, 2cm'lik bir açılma olmuş ve önlem alınmadığı takdirde, bebeklerin zamanından çok önce doğma riski varmış. "Servix" yetmezliğinin, genellikle ikiz bebek bekleyen annelerin çoğunda olabildiğini, rahim ağzının torba şeklinde büzülerek, dikiş atılması gerektiği; doğuma kadar da, sıkı bir dinlenmeye gereksinim olduğu söylendi bize. Ne kadar soğukkanlılığımızı korumaya çalışsak da, göz yaşlarımı tutamıyordum. Her şey yolunda giderken, neden böyle bir şey olmuştu anlayamıyordum. Neyse ki, operasyon iyi geçti ve ben 3 gün sonra taburcu oldum; elimde, kullandıklarıma ek olarak, bir torba ilaç; ayrıca da, tuvalet ihtiyacı dışında, yataktan kalkmam gerektiğine dair sıkı sıkıya tembihler. Bir sonraki kontrole kadar, hep "Acaba halen bir risk var mı, bir şey olur mu" endişesiyle geçti. Ağustos sonuna kadar 2 kontorolden daha geçtim, dikişler tutmuştu, herşey yolunda gidiyordu; ancak, bu kez de, Eylül başında yapmayı planladığımız Amerika seyahatine doktorumuz izin vermiyordu. Kabus dolu günler...Amerika'daki doktorumuzla telefon trafiği, daha önce aynı ameliyatı geçirmiş olanlarla görüşme ve internet araştırmaları sonunda, uzun Amerika yolculuğunun getirebileceği riski almaya karar verdik. Tüm yolculuk boyunca, oturur pozisyonda olacaktım nasılsa. Bir şey olursa da , uçaktan iner inmez, Houston'da doğumu yapacağım hastahaneye acil gidebilirdim. Nihayet, uçuş günü olan 3 Eylül geldi; KLM kontuarına, uçağımızın saatinde kalkacağını düşünerek, bagajlarımızı teslim ettik. Ancak, yine kabus! Teknik arıza sonucu, maalesef, 24 saat gecikmeyle Amsterdam'a hareket edebildik. Oradan da, Houston'a geldik. Yolcuğun 3 saatlik kısa bölümünü ekonomi sınıfında, biraz rahatsız geçirsem de, Amsterdam- Houston arasını, 50 kişilik özel "business" uçağında, toplamda 20 kişiyle birlikte yaptık. Gerçekten de, rüya gibi bir yolculuktu...Ne zaman bindik, 11 saat nasıl geçti hiç anlamadım. Servisin kalitesi yanında, koltukların rahatlığı bana hiç sıkıntı çektirmedi ve korktuğumuz başımıza gelmeden, sağ-salim Houston'a geldik...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
0 comments:
Post a Comment