Friday, October 13, 2006

NASIL KARAR VERDİK ?

Yeni doğacak ikizlerimiz, Alp ve Mert için bir blog hazirlamaya karar verdim.Bu blogda, onların doğumundan itibaren, şu anda hiç aklıma gelmeyen "anne" olmanın zorluklarını, düşüncelerimi sizlerle paylaşmak, gerektiğinde yardiminizi almak, tecrübeli annelerle yazişmak isteğindeyim. Bu amaçla, oluşturmaya karar verdiğim bu blogda sizlerin de yorum ve düşüncelerinizle bana katılmanız dileğiyle...

Bizim ikizlerin hikayesi, Kasım 2005 ortalarında başladı. Bir gun, biraz da benim ısrarımla, Alman Hastahanesi Tüp Bebek Merkezi doktorlarından Sn.Mehmet Ali Akman ile gorusmeye gittik. O güne kadar, geçmişte bize verilen yanlış bilgiler sonucu, çocuk düşüncesini tamamen aklımızdan silmiş; ileriye dönük yaşam planlarımızı iki kişilik yapmış, kendimizi tüm dünyayı görmeye adamıştık. Muhsin 2000 yılında, ben de 2004 Mayısında işten ayrılmıştık. Çalışırken sadece bayram tatillerinde ve yıllık izinlerimizde, çok kısıtlı sürelerde, görmek istedigimiz yerleri (yurt içi ve dışı) gezebiliyorduk. Bu da, bize yetmiyordu tabii. Bankacılığı bırakınca, ilk işimiz Singapur, Malezya,Tayland ve HongKong'u kapsayan 2,5 aylık bir yurt dışı seyahati oldu. 2005'in kış aylarında, sırt çantalarımızla, daha önce gordüğümüz ancak özlediğimiz Paris, Amsterdam, Madrid, Barcelona,Lizbon seyahatlerimizi yaptık. 2005 yazında ise, yine sırt çantalarımızı hazırladık ve çoktandır gormeyi istediğimiz, Kars, Erzurum, Ardahan, Yusufeli, Kaçkar Dağları, Artvin ve Karadeniz kıyılarını, yaylalarını kapsayan çok guzel bir gezi yaptık. Daha önce de, bir turla Karadeniz seyahatimiz olmuştu. Ancak, turla yapılan seyahatlerde insan, bulunduğu yerleri doyasıya soluyamıyor. Zaten, göz açıp kapayıncaya kadar da tatil bitiyor. İşte, ne olduysa oldu; 2005 yazıyla birlikte bende, çocuk düşüncesi yeniden alevlenmeye başladı. Aslında, geçmişte, çocuğumuzun olma ihtimalinin düşük olduğunu öğrendiğimizde, doktorların elinde oyuncak olmak istememiş; yaşama iki kişi olarak devam etme kararı almıştık. Bu düşünce beni, ne yalan soyleyeyim, kadın olmama ve duygusallığıma rağmen, çok da fazla etkilememiş ve mevcut şartları kabul etmiştim. Öyle de çok mutluyduk; çocuk, " olmazsa olmaz" bir kural değildi. Derken, 2005 Kasım ayında, acaba yeni gelişmelerle,"Bir şansımız olabilir mi?" düşüncesi içinde, doktorumuz Mehmet Ali Bey'den görüşme randevusu aldık. Daha önceki test sonuçlarını gösterdigimizde; Mehmet Ali Bey bize, "mikro enjeksiyon" yöntemiyle, çocuk sahibi olma ihtimalimizin- zannettiğimiz kadar- düşük olmadığını soyledi. Şaşkınlığımızı size anlatamam. Bunu güzel bir yemekle kutlama kararı aldık. Ancak, doktorumuz bizi öylesine inandırmış olmalı ki; bu sefer, çocuğumuz olduğunda, şimdiki gibi özgür olamayacağımızı düşünmeye başladık. İnsanoğlu bir garip oluyor. Ve hemen, bir süredir öğrenmek için çaba sarfettiğimiz ve ders aldığımız İspanyolcamızı geliştirmek adına, İspanya'ya gitmeye karar verdik. Orada bir süre ispanyolca kursuna gidecek ve dönüşte de, "mikro enjeksiyon" yöntemini deneyecektik. 19 Aralık 2005'te başlayan İspanya seyahatimiz, 8 Şubat 2006'da son buldu. Bu sürede sadece İspanya'yı değil, Küba ve Fas'ı da ziyaret ettik. Seyahatin çoğunluğunda, Madrid'de kaldık. Geri kalan zamanlarda ise, daha önce de bir kaç kez gördüğümüz Andalucia ve Katalunya bölgelerini; bunun yanısıra da, kuzey İspanya'yı, Bilbao ve San Sebastian'ı yani Bask Bölgesi'ni dolaştık. Şimdi düşünüyorum da, insan hayatı çok kısa ve her yaptığınız yanınıza kar kalıyor. Doğru bir karar vermişiz. Bütünüyle çok güzel bir seyahatti. Dönüşte ise, artık bizi, zorlu bir sürecin beklediğinin farkındaydık...

0 comments: